ENSTİTÜ

 

Tüm güvenlik alanları birbirine bağlı olduğu için hiçbir ülke kendi güvenliğini tek başına sağlamaya güç yetiremeyeceğinden uluslararası dayanışma ve uluslararası çok boyutlu yönetişime ihtiyaç duyulmaktadır. Uluslararası yönetişim ise kolektif güvenlik anlayışını da aşarak Dünya ülkelerinin, ya da en azından bir grup ülkenin her alanda kurumsallaşmış işbirliğine, istişareye, dayanışmaya yani yönetişime ihtiyacı vardır. Bireylerden sivil toplum kuruluşlarına, devletlerden uluslararası kurumlara varıncaya dek tüm aktörler bilinçli bir biçimde katılım sağlamazsa anlamlı bir güvenlik ortamı oluşturulması imkânsız hâle gelecektir. Bu çerçevede Türkiye’nin diğer ülkeler ile çok boyutlu güvenlik alanlarında işbirliği yapması, tarafların orta ve uzun vadeli çıkarları açısından büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda bilhassa savunma sanayii, askerî personel eğitimi, ortak operasyon gücü oluşturulması gibi alanlarda Türkiye’nin diğer ülkeler ile geniş işbirliği imkânları mevcuttur.

Güvenlik ve savunma politikalarının temelini oluşturan, ekonominin bir parçası olarak gelişen ve önemli bir teknolojik bilgi üretim alanı olan savunma sanayii sektöründe sağlanabilecek teknolojik üstünlüğün, politik ve ekonomik avantajı da beraberinde getireceği değerlendirilmektedir. Dışa bağımlılığı asgari düzeye indirilmiş, kendi kaynaklarını optimum şekilde kullanan, yüksek teknolojili ürünleri üretebilen savunma sanayii; güçlü ekonominin, barışın, istikrarın, güvenliğin en önemli güvencelerinden biri konumunda yerini alabilecektir. 

Dünya savunma harcamalarının ABD ve Avrupa ülkelerinde azalmaya, sorunlu bölgelerdeki ülkelerde ise az da olsa artmaya devam edeceği, savunma harcamalarını artıran ülkelerin Batı’dan gelecek teknolojilerle yeteneklerini yavaş da olsa geliştirebilecekleri öngörülmektedir.  Bu durumda, Türkiye diğer ülkeler ile özgün teknolojiler edinimini devam ettirme konusunda orta ve uzun vadeli işbirliği alanı geliştirebilme imkânı doğabilecektir. Dost ve müttefik ülkeler ile Türkiye arasında gerçekleştirilen ve gerçekleştirilecek askerî eğitim işbirliği faaliyetleri de gerek savunma sanayii işbirliği faaliyetlerinin desteklenmesi, gerekse genel anlamda ilişkilerin güçlendirilmesi noktasında büyük önem taşımaktadır.

Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü; değişen güvenlik parametrelerini sağlıklı yönetme konusunda Türkiye’de ve işbirliği yapılacak ülkelerde savunma sanayii alanında kamusal bilinç oluşturulmasına, güvenlik çalışmalarının küresel gelişmelerin gerektirdiği yeni boyutlara taşınmasına, Türkiye ve diğer ülkeler arasında güvenlik temalı ağlar oluşturulmasına katkı sağlamak üzere kurulmuştur.

 

Enstitü ve Projelerin koordinatörlüğünü TASAM ( Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi ) üstlenmektedir.

 

TOP